Danışma Kurulu Başkanı
Ayhan Aslan
Ayhan Aslan Danışma Kurulu Başkanı

Asmira’nın Değerli İş Ortakları;

80 yılı geçkin ömrümde, birçok iniş ve çıkış gördüm. Mutlu insanların mutsuz, mutsuz insanların ise sonradan mutlu olduklarını gördüm. Bizim zamanımızda, ayrılığın ve birleşmenin sembolü tren garları idi. O zamanlar, orada hem birleşen mutlu çiftleri hem de yolları ayrılan çiftleri görebilirdiniz. Hayatımda gördüğüm tüm bu ironilerden çıkardığım bir sonuç var: Her iyi şey zıttı ile kaim ve zıttı olduğu sürece değerli.

Firmaların ya da biz iş insanlarının da ticari olarak iniş ve çıkışları oluyor. Sürdürülebilir olan ve en kıymetli olan, basiretli bir iş insanı olarak her zaman taahhütlerini yerine getirmek ve sözünü tutmaktır; çünkü benim yetiştiğim ticari ortamda “söz senettir”. Uzun yıllar süren iş hayatında zor zamanlar yaşamamış olmak çok düşük bir ihtimaldir. Önemli olan zor zamanlardan çıkıp, haysiyetli bir iş insanı olarak yola devam edebilmektir. Ben de geçtiğimiz 50’yi aşkın senede ticari hayatımı bu zamana kadar, basiretli bir şekilde getirmeyi başardım. Hiçbir kimse ticari olarak benden zarar gördüğünü iddia edemez. İşte bu benim en büyük zenginliğimdir ve benden sonraki kuşaklara da bırakıyor olduğum en büyük mirasımdır.

Londra’ya bir iş seyahatimde, Oxford Caddesi’nde birçok mağazanın üzerinde “1867”, “1785”, “1683” gibi ibareler gördüm. Arkadaşıma sordum: “Bu rakamlar neyi temsil ediyor?” diye. Arkadaşım: “İngiltere’de firmaların değeri yaşları ile doğru orantılıdır. Bu sebeple de firmalar kuruluş tarihlerini tabelalarına yazarlar ve bundan gurur duyarlar”. O zaman içimden geçirdim: “Bizim aile işimiz de bir 100 sene yaşar mı acaba?” Şimdi işimizin 50. senesini deviriyoruz. Beklentim ve hayalim benden sonraki kuşakların da işi devam ettirip, 100’lerce senelik ticari geçmişleri ile övünmeleridir.

Bu geçmişin temiz ve milli değerlere katkıda bulunan bir iş geçmiş olması, çok önemlidir. Rahmetli Vehbi Koç’un sonraki nesillere en büyük öğütlerinden biri, “Ülke menfaatlerini koru. Eğer ülken olmazsa, sen de var olamazsın” olmuştur. Bu öğüt her zaman benim için de çok kıymetli olmuştur. Bu yüzden de hayatım boyunca, kendi ticaretim dışında bölge ve ülke menfaatlerini de her zaman yukarıda tutup, bunlar için çalıştım. Geçmişimin bu yönü de bana ayrı bir iç huzur vermektedir.

Şimdi bayrağı devrediyor olduğum, bana göre daha genç olan yöneticilerin başarılarını yaşamaktan ve yönlendiriyor olmaktan büyük keyif alıyorum. Bu aynı, torununa bisiklet kullanmayı öğretmek gibidir; mutlaka başarılı olacak ama sana da son derece güveniyor. Danışma Kurulu Başkanı ve kurucusu olduğum işletmelerden biri olan Asmira’nın genç yöneticilerinden, benim soyadımı taşıyanlar dışında, profesyonel hayatın bizleri doğru yolda kesiştirdiği genç yöneticiler de var. Hiçbirini birbirinden ayırmadan, hepsine çok değer veriyorum ve onlara çok güveniyorum. Ne soyadımı taşıyanlar, yalnızca soyadları sayesinde oradadır; ne de dışarıdan gelen kardeşlerimiz tesadüfen oradadır. Hepsi liyakat, yetenek ve eğitimlerinin doğal sonucu olan başarıları sayesinde mevcut mevkilerine gelmişlerdir. Uluslararası bir vizyon ile çıktıkları bu yolda, onlara çok güveniyorum. Benim, zamanında Alaşehir’den İzmir’e geldiğim gibi; onlar da İzmir’de başladıkları bu yolda, çok başka yerlere ulaşacaklardır.

Asıl olan yolun kendisidir, ulaştığın zaman, yürüyecek bir yolun kalmaz. Bu nedenle onları büyük bir gıpta ile izliyorum.

 

Sevgi ve Saygılarımla;

Ayhan Aslan